8 Mart 2012 Perşembe

LEONARDO'NUN YAHUDA'SI - ve Hz İsa dedi ki " doğrusu size derim benimle birlikte yemekte olan sizlerden biri beni ele verecektir"

Leonardo Da Vinci- Son Akşam Yemeği


   Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği adlı tablosu garip bir şekilde çok sayıda hikayelerle ve farklı anlamlar yüklenerek hep popülerliğini korumuştur. Eserin güzelliğinin ölçüsü yaratıcısının dehasıyla boy ölçüşebilir. Sanata uzak çoğu insan " bu resimde enteresan olan nedir " soruları sorabilir. Eseri sanat eseri yapan şey zamansızlığıdır yani bir döneme hitap etmez sadece. Ve aynı zamanda yapıldığı dönemin özellikleri siyasi ve dini unsurların algılanışı çok önemli.

"tutku" filminden
     Hristiyanlık dinine uzak olmamız çok normal. Ama bu sahneyi çoğumuz biliriz. Bilmeyenler için ben kısaca anlatayım. Hz İsa kendisine peygamberlik vahiy olduğunda bunu çevresindekilere söyledi. Her peygamber gibi hemen ona inanıp çabuk kabullenmediler. Hatta onun kendini kral olarak ilan ettiğini söyleyerek suçladılar. Ki İsa'nın bazı resimlerinde bulunan başındaki dikenli tacı da yakalandıktan sonra onunla alay etmek için başına geçirdikleri taçla anlatır.
    "Halkı isyana teşvik etmek" suçuyla, Yahudi din adamlarının teşviki ve Roma İmparatorluğu'nun Yahudiye eyaletinin valisi Pontius Pilatus'un emri ile her yerde arandı. Hz İsa 12 havarisiyle birlikte tüm bu baskı ve aramalardan saklanmış ve Hristiyanlığı bu şekilde yaymaya çalışmışlardır. Hz İsa'nın son gecesi aziz markusun inciline göre bu akşam yemeği yukarı katta döşenmiş ve hazırlanmış büyük bir masada yenmiştir. Ve sofrada oturup yerlerken  Hz İsa dedi ki " doğrusu size derim benimle birlikte yemekte olan sizlerden biri beni ele verecektir" Onlarda kederlenmeye ve birer birer ona "ben miyim" diye sormaya başladı. İsa'da onlara şöyle cevap verdi: “benimle aynı yemeği bölüşen 12 lerden biri". Yemek yerlerken İsa ekmeği aldı, şükran duası edip böldü ve onlara verirken şöyle dedi " alın yiyin bu benim bedenimdir"

    Sanat tarihi okursanız bir şey fark edersiniz sanatı öğrenirken din tarihini de öğrenirsiniz. Ben bunlarla ilgili araştırma yaparken farkında olmadan çok şey öğrendim. Ama şunu da belirtmeliyim. Müslüman biri olarak Hz İsa nın peygamber olduğuna inanmak imanımızın şartlarından biridir. O gecenin devamına gelince Hz İsa valinin askerleri tarafından yakalanır ve o gece çarmıha gerilir.
       Her neyse olay anlaşıldı sanırım. gel gelim defalarca resmedilmiş olan son akşam yemeği konusunun Leonardo da Vinci'nin kompozisyonuyla nasıl bu kadar etkileyici olduğunu. Kısaca söylemek gerekirse Da Vinci'nin Şifresi'nde anlatılan bir öykünün olduğuna inanmıyorum. Resmi olağanüstü yapan şey yukarıda bahsettiğim olayın tüm sürecini başlangıcından bitişine kadar tek bir karede bir film gibi yansıtması. Yani resim tek bir anı resmetmiyor.

(soldan sağa) yahuda-peter- john
   Yahuda ya gelince resimde soldan dördüncü sırada oturan yüzünün yarısı görünen figür. Leonardo ilk eskizlerinde yahuda yı masanın karşısında tek başına çalışmışken son halinde tekrar diğerleriyle aynı sıraya yer vermiş. Yahuda'yı, İsa'yı çok seven havarilerinden peter (petrus) ve isanın çok sevdiği john (yohanna) la aynı gruba yerleştirmekle ihaneti sevginin ve yakınlığın bir başka boyutu olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda Yahudanın resimdeki konumu ve olaydaki yorumuyla ilişkili olarak çok hikayeler gezer. Yahuda'ya yüklenen farklı hikayeler içinde benim en çok beğendiğim Leo Perutz un Da Vinci'nin Yahuda'sı isimli kitabında bahsedilen hikaye. bunu sizlerle paylaşmak istedim.

     Leonardo da Vinci, Santa Maria delle Grazie Manastırının yemekhanesinin duvarına ünlü, "Son Akşam Yemeği" resmini yapmaktadır. Fakat bu resim bir türlü bitmemektedir. Çünkü Lenardo, resimde İsa'ya ihanet eden on iki havarisinden Yahuda İskaryot'a bir yüz aramaktadır. O'na göre Yahuda'ya yüzünü verecek olan "Milano'daki en kötü insan" olmalıdır. Bu en kötü adamı bulmak o kadar kolay olmaz. Resmi yaptıran Dük, bir an önce eserin tamamlanmasını ister. Leonardo gecikmenin nedeninin Dük'e şöyle anlatır: "Ben Milano'daki en kötü adamı bulmak istiyorum. Yahuda'ya yüz hatlarını vermek için peşindeyim onun. Gece gündüz onu arıyorum."

       Yuhanna'nın inciline göre Yahuda İskaryot, İsa peygamberin on iki havarisinden biridir, isa peygamberi, Yahudi rahiplerin emrindeki Romalı askerlere ihbar etmiş ve bunun karşılığında otuz Roma dinarı almıştır. İsa peygamber çarmıha gerildikten sonra ise, ihanet etmenin ağırlığına dayanamamış ve intihar etmiştir.
     Üstat Leonardo'nun eserinde, masa başında oturanlardan biri Yahuda'dır ve yüzü belli değildir. Uzun aramalardan sonunda aradığı Yahuda'ya yüzünü verecek kötü adamı bulur Leonardo. Bu kişi ne bir kumarbaz, ne üçkağıtçı ne de katildir. Joachim Behaim adlı yakışıklı bir Alman tacirdir.  Behaim, Yahuda'ya yüzünü verdiğini de eserin bitiminden iki yıl sonra öğrenir. Üstat Leonardo'nun dünyanın en kötü adamı olarak seçtiği bu yakışıklı tacirin, en büyük günahı romanda şu diyalogla aktarılır okuyucuya: "Sen sırrı ve Yahuda'nın günahını biliyor musun? Onun İsa'ya neden ihanet ettiğini biliyor musun" diye sordu Üstat Leonardo.

    "İsa'ya onu sevdiğini anladığı için ihanet etti" diye cevap verdi delikanlı. "Onu çok sevmek zorunda kalacağını önceden gördü ve kibri buna izin vermedi." "Evet Yahuda'nın günahı, kendisine ihanet edecek kadar kibirli olmasıydı" dedi Üstat Leonardo.

    Kötü her zaman çirkinin  yüzünde değildir. Kötü bazen en güzel haliylede gelir. Ve bazende güzel (veya iyi diyelim) kibirinin tuzağına düşer egosu izin vermez güzele gerçek değeri vermeye. Hangi hikaye ne kadar doğrudur bilemem ama bu kibiri hepimiz bir yerlerden tanıyoruz sanırım ne dersiniz...

a. okul


Hiç yorum yok: