2 Mart 2014 Pazar

KABUK



 
Ben kırgınım ve sen beni hiç iyileştiremeyeceksin.

Ve ben hep böyle kabuk tutamamış yaralarımla senin içini acıtacağım...

24 Şubat 2014 Pazartesi

HIRSIZ


hangi hırsız çaldı içindeki umudu.
sen böylesine ne kadarda fakir görünülorsun.
biliyorsun değil mi umutsuz insandır en fakir insan.
ve ben hep üzülmüşümdür onlar için...
halbuki bir gülümsesen her şey değişecek yüreğinin biryerlerinde bir umut yeşerecek...
ve sen böylesine fakir olmayacaksın bir ömür boyu...

17 Şubat 2014 Pazartesi

OKYANUS



Evet…
Nereye olduğunu bilmiyorum ama içimdeki o uçsuz bucaksız okyanuslarda gezinen bir gemi var.
Hapsolmuş maviliğine yüreğimin.
Hışırtısını duyduğum sakinliğini kimi zaman hissettiğim, dalgaları içime içime çarpan bir okyanus var.
İçim ne büyük ne kocaman, bu ne büyük bir mavi ve bu ne büyük boşluk.
Gömmüş gibi içine her şeyi.
Üstüne koca bir okyanus içmiş yüreğim acılarımın.
Lakin dinmiyor sızısı.
Lakin dinmiyor ateşi. 
...
Ey yaşam savurma beni ne olur, içimdeki okyanuslar dalgalanıyor.
Taştım taşıyorum..
Durdur beni.
Yoruluyorum ben yoruluyorum.
Dur ne olur.
Biraz dur.


15 Şubat 2014 Cumartesi

ben affedemediğim için siz beni affedin:(((

ahkam kesme konusunda üstüme yok. affetmek büyüklüktür. sonra affeden insan aslında kendini hafifletir, yüktür bırakmak gerekir, kendi özgürlüğümüz için affetmeliyiz...vs ..vs.. bunu bana söyleyenler de çok. 
içimde coşkuyla yaşama sevincim varken, herşeyi doyasıya severken ve mutluyken
affedemiyorum ama. olmuyor işte. kırgınım. seviyorum ama seviyor olmam kırgınlığımı hafifletmiyor. konuşmak görmek istemiyorum ama aynı zamanda çok seviyorum. ama bağışlayamıyorum. beni böylesine incittikleri için hoş göremiyorum.. 
anlatamam ki...
anlatsamda anlamazsınız...
ne garip şeylere takılıp kaldığımı görseniz inanamazsınız belki...
çünkü bir kaç cümleyle anlatılacak gibide değil.
mimiklerin bile önemi varken...


olmuyor işte...
ben affedemiyorum...ne olur beni affedin...ben affedemiyorum...

5 Ocak 2014 Pazar

ADAM

çemberin ya içindesindir ya dışında. bu yaşamak ve ölmek gibi bi durum. yaşamak yahut yaşamamak gibi içinde bir umut zerresi olanından değil. kelime oyunlarıyla kendine pay biçmekte değil. seçimler bazen keskin bir bıçak gibi yani "tam üstünde durayım bi zahmet" diyemezsin.
gri mesela pek dönek geliyor bana. yani ne beyazı üzeyim ne siyahtan vazgeçeyim. çok kalleşçe. iki yüzlülük bence. insan dik durmalı. inandıklarının arkasında çelik gibi olmalı. neysen o sundur. yani "benim ne olduğumu bilmesinler" ayağı ne ya.  ben 41 yıllık kadınım böyle kıvırma yapmadım valla. yeri geldi gebersem kuyruğu indirmedim aşağı. ortalıkta adamım diye gezenden yeri geldi daha adam oldum. sevdimse söyledim. sevmediğimi de söyledim. sevdiğimi de sevmediğimi de söylediklerim bilir kendilerini. ben kimseyi arkasından vurmadım vurmamda. iki kelam ediyorum diye kefilde olmam kimseye. lakin çıkmışsa ağzımdan "yanındayım..." sözü, hep ordayımdır kırılana ihanete uğrayana kadar. ha bu arda bahsettiğim aşk meşk davalarıda değildir. ben adam olmaktan bahsediyorum. hani şu son zamanlarda az bulunanlarından...

17 Aralık 2013 Salı

can kırıkları...

üzgün kırgın insanları görmeye dayanamıyorum. gözleri buluttan nemli sesleri radyo yayını gibi titrek. keşke bir sihirli deyneğim olsa. dokunuversem insanlara o asık suratları, başlarına yıkılan dünyalarını ordan alıversem, kahkahalarım kimin hüznünden güçlü ki bilmiyorum. yüreğim dayanmıyor bu hallerine, sevmek sevmek sevmek istiyorum bütün hücrelerimle. doya doya bıkana bıktırana kadar. yorana yorgun düşürene, bitene kadar. ama olmasa o kırgın surat. o yarım yapalak cümleler dillerinin dişlerinin arasından korka korka çıkan dilenci misali sevgi cümleleri.
sevmekte zor be dostum sevmekte sevilmekte. hele hele böylesine can kırıklarının arasında rahat rahat yürümekte:((


9 Aralık 2013 Pazartesi

kanser misali...



Bu aralar mutluyken yazamıyorum
Yani ne bilim oh oh ne iyi deyip kuramıyorum cümleleri
Hani somut bir acımda yok ama
İçimden bir şelale akıyor sanki
Yüreğim yanıyor.
Kayıplarımı dolasam koluma vay yavrum vay
Ne kayıplarım var benim
Üstüne basıp geçiyim desem
Mübarek Everest dağı olacak nerdeyse.
Bu kayıplardan olsa olsa ırmaklara baraj,
Aç doğmuş insanoğluna yemek olur
Yav pek çok be kardeş
Haaa kazançlarımda yok değil hani
Her gün her an kazanıyorum paso
Yeni yeni insanlar tanıyorum
Renkleriyle renkleniyorum
Ama hani demiştim ya
Sırtımın tam ortasında dokununca farkettim…
Kabuk bağlamış yıllar öncesinden
Kanser misali iyileşmemiş bir türlü
Geçmiyor be kardeş
Geçmiyor işte
Geçen zaman
Alıştırıyor sadece
…kötüye alışılır mı deme
Sakın deme…
Sakın…