1 Temmuz 2014 Salı

ANLAM-SIZ OLSUN



Sözlük; Anlam kitabı değil midir bir yerde. Evet var olan bir şeyin anlamını yazmak için vardır. Yahut birileri bir şeylerin anlamını bilmiyorsa ona bakarlar. Yani… Aslında sözlüğün var olma nedeni, var olan şeye anlam katmaktır. Sözlükte yer almayan bir varlık düşünsenize. Ne kadar ötelenmiş ve itilmiş olur. Ve bir yerde sözlükte bir satırı işgal etmek anlam bulmaktır.. Yani sözlük varlığa bir anlam yükler. Ve aslında oldukça da bonkördür bu konuda. Binlerce kelimenin anlamını açıklayan sözlüklerin varlığı düşünülürse…

Yıllar önce yazdığım bir şiir geldi bak şimdi aklıma. Sözlüğün kaç kelime diye. Yıllar geçti nasılda yollar birbirini kesip duruyor. Ne çok anlam yüklediklerimiz var. Evet, beynimiz meydan laurussa gibi. Oysa… Sanırım orda hata yapıyoruz. Hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmiyoruz. Hemencecik beynimizde bir yerlere yerleştiriyor. Onu anlamlandırmak, …bi yerde yaftalamak için ölesiye sabırsızlanıyoruz. Varlığını fark ettiğimiz ilk andan itibaren. 

Ve bazen bunu insanlara yapıyoruz. Bırakmıyoruz öyle ortaya başıboş. Ve sanırım insanoğlu en büyük hatayı da burada yapıyor. Kendi biçtiği değere uygun davranmasını istiyor karşısındakinin. Kötüyse sonsuza kadar kötü, iyiyse sonsuza kadar iyi olmasını istiyoruz. Ve nefs öyle bir şey ki kötü diye yaftaladığımızın her davranışında bir kötülük, İyinin ise ihanetine bir türlü inanmıyoruz. Kulağımızın dibinde bağırıp bizi ikna edene dek.

Tüm bu tespitlerden sonra kendi yaptığımdan bahsetmek istiyorum. Bırakın insanları… Rahat bırakın iyilik yapmakta da kötülük yapmakta da özgür bırakın. Cüzdanını açığa bırakıp hırsızı teşvik etmek gibi ortamlar hazırlamayın tabi. Siz birey olarak tüm önlemlerinizi alın. Siz kendi önleminizi aldıktan sonra kimse size zarar veremez. 

Evet… ‘Anlam’a gelelim… Siz insanlara fazla anlam yüklerseniz sizi şaşırtabilirler. Oysa sadece varlar ve orda duruyorlar. ‘Hayatımı ben kontrol ediyorum ve onlar sadece benim oyunumun seyircileri’ gibi düşünürseniz, size müdahale etmelerine müsaade etmezseniz kimse size zarar veremez. İnsanlar müdahale edebildikleri kişilere zarar verebilirler. Ve güçlü olmak ne zekadan ne kurnazlıktan geçer, güç kendini sevmek, kendini onaylamak ve barışık olmaktan geçer. Kendinden emin, inançları sağlam kişiler asla zarar görmez. 

Ve çoğu zaman bu oyunda avcı av olduğunu oyunun sonunda anlar: ))






15 Nisan 2014 Salı

en iyi dostum eşim hayat arkadaşım aşkım yarenim sırdaşım yoldaşım annem babam akrabam sevgilim herşeyim

 
Evliyseniz, eşinizi çok seviyorsanız ve çok mutluysanız iyi bir dostunuz olamaz. 

İşte iyi bir evliliğin laneti bu olsa gerek...

2 Mart 2014 Pazar

KABUK



 
Ben kırgınım ve sen beni hiç iyileştiremeyeceksin.

Ve ben hep böyle kabuk tutamamış yaralarımla senin içini acıtacağım...

24 Şubat 2014 Pazartesi

HIRSIZ


hangi hırsız çaldı içindeki umudu.
sen böylesine ne kadarda fakir görünülorsun.
biliyorsun değil mi umutsuz insandır en fakir insan.
ve ben hep üzülmüşümdür onlar için...
halbuki bir gülümsesen her şey değişecek yüreğinin biryerlerinde bir umut yeşerecek...
ve sen böylesine fakir olmayacaksın bir ömür boyu...

17 Şubat 2014 Pazartesi

OKYANUS



Evet…
Nereye olduğunu bilmiyorum ama içimdeki o uçsuz bucaksız okyanuslarda gezinen bir gemi var.
Hapsolmuş maviliğine yüreğimin.
Hışırtısını duyduğum sakinliğini kimi zaman hissettiğim, dalgaları içime içime çarpan bir okyanus var.
İçim ne büyük ne kocaman, bu ne büyük bir mavi ve bu ne büyük boşluk.
Gömmüş gibi içine her şeyi.
Üstüne koca bir okyanus içmiş yüreğim acılarımın.
Lakin dinmiyor sızısı.
Lakin dinmiyor ateşi. 
...
Ey yaşam savurma beni ne olur, içimdeki okyanuslar dalgalanıyor.
Taştım taşıyorum..
Durdur beni.
Yoruluyorum ben yoruluyorum.
Dur ne olur.
Biraz dur.